ANASAYFA HAKKIMIZDA NASIL GİDİLİR ? PROGRAMLAR OTELLERİMİZ RESTAURANTLARIMIZ KISA FİLMLER İLETİŞİM
POLONYA HAKKINDA
 
 
 
RESİM GALERİSİ
POLONYA HAKKINDA
Auschwitz - Birkenau Toplama Kampları

Auschwitz, II. Dünya savaşıyla beraber terörün ve soykırımın sembolü haline gelmiştir. 1940 yılında Naziler Krakow'u kendilerine merkez edindikten sonra kentin 70 km batısında Oswiecim kasabasının hemen yanında bu ölüm kamplarını kurmuşlar ve Oswiecim kasabasının adini da Auschwitz'e çevirmişlerdir. Bu kampın kurulmasının hemen ardından en büyük kamp üçe bölünerek su adları aldılar; Auschwitz I, Auschwitz II ( Birkenau ), Auschwitz III ( Monowitz), bunların dışında yine bu bölgeye 40 kamp daha kurulmuştu. Kampın kurulusundan itibaren çeşitli milletlerden siviller, türlü nedenler bahane edilerek bu kampa getirildiler. Polonyalılar, Yahudiler, Çingeneler, Macarlar, Çekler buraya getirilen ırkların başlıcalarıydı. Rus savaş esirleri de bu kampa getirilenler arasında.

Auschwitz, 1942 yılından itibaren dünyanın en büyük soykırım ve katliam merkezi haline getirildi. Özellikle Avrupa da yasayan Yahudiler kadın-erkek-çocuk sivil ayrımı gözetmeden buraya getirildiler ve bu kamplardaki gaz odalarında öldürüldüler. Savaşın bitiminin hemen öncesinde Alman SS subayları tarihe delil bırakmamak adına bu ölüm kamplarını yakıp yıktılar. Birkenau kamplarında bulunan en büyük fırınlar, krematoryumlar ve gaz odaları, Rus askerlerinin bu bölgeyi ele geçirmelerinden önce dinamitleyerek yok ettiler. Su an elde kalanlar 27 Ocak 1945'de Kızıl Ordu'nun buraya girmesiyle beraber ele geçenlerdir. 2 Temmuz 1947'den itibaren bu bölge Devlet Müzesi olarak faaliyete geçti ve 1979'da UNESCO’nun listesinde yer aldı. Auschwitz Kampının içinde halen gaz odalarını, krematoryumları, fırınları orijinal halleriyle görmek mümkündür.

Birkenau Toplama Kampının kurulusu ise 1943 yıllarının sonları. Auschwitz Kampında gerçekleştirilen katliamların boyutu büyünce, Nazilerin amaçlarına hizmet veremez hale gelince, daha büyük bir kamp yapma ihtiyacı doğdu. Bu doğrultuda Birkenau kampı yapıldı. Auschwitz Kampını tam 11 kat daha büyüğü, Auschwitz 3 km. uzaklıktaki alana kuruldu.
İnsandan bir meta olarak faydalanıldı. Kadın saçlarından kumaş, vücut yağından sabun yapıldı. Kampa getirilen insanların mallarına el konarak, Nazilerin beğendikleri, “kullanılabilecek” olan eşyalar kamp görevlisi Naziler ve ailelerine dağıtıldı, daha az beğenilenler Almanya'ya gönderildi. Hiç beğenilmeyen, ise yaramaz diye ayrılanlar ise yakıldı. Mahkûmların ölümleriyle beraber kadınların saçları 20-25kg lik çuvallara doldurularak tekstil malzemesi olarak kullanıldı.

PROGRAMLAR
 
 
 
OTELLERİMİZ
TURİSTİN REHBERİ
RESTAURANTLARIMIZ
NASIL GİDİLİR ?
HAVA DURUMU
ZİYARETÇİ DEFTERİ
ANKET FORMU

Bu kamplar, Naziler zamanında dış dünyadan tecrit edilmişti. Hiçbir telefon bağlantısına, giriş-çıkışa ve posta hizmetlerine izin verilmiyordu. Kampların etrafını üzerlerine elektrik verilen dikenli tellerle çevirdiler. Kampa getirilen insanlar, bir bir “ise yarar, ya da ise yaramaz” diyeseçiliyordu. İşe yarayan genç tutsakları çalıştırıyor, çocukları, yaşlıları ve hamile kadınları da öldürüyorlardı. Hatta kampa geliş sırasında, çalışma kamplarına gidişte ve dönüşte, yine kamp esirleri tarafından kurulan bir orkestra müzik çaliyor, bu müzik esliğinde kampa giriliyor ve çıkılıyordu.

Kampların şartları akil alamayacak kadar kötüydü. Günde 2 kez yemek veriliyordu. Sabahları ve akşamları 1 tas çorba. Çoğu zaman da mahkûmların bu yemeği yemelerine bile izin verilmiyordu. Aşağılamalar, hakaretler ve dayaklar, kampın ayrılmaz bir parçasıydı. Müzenin içini gezerken duvarlarda göreceğiniz yazılardan da anlayabileceğimiz üzere bu kamplar, hedef seçilmiş ırkları-Polonyalıları-Yahudileri-Çingeneleri, Alman ırkından temizlemek üzere kurulmuştu. Kamplar 40 km² lik bir alan üzerine kurulmuştu. SS subayları bu kamplarda aileleri ile birlikte kalıyordu ve yabancı dil, özellikle Almanca bilen esirler, özel hizmetli statüsünde SS'ler için çalıştırılıyorlardı. Kamplarda, ihtiyaçlara yönelik kullanılmak üzere marangoz, torna-tesviye, elektrik atölyeleri de kurulmuştu.

Bu kampların en kötü taraflarının başında, hapishaneler geliyordu. Sudan sebeplerle sözde hâkimin karşısına çıkarılan mahkûmlar, ya ölüm, ya da çok ağır hapis cezalarına çarptırılıyorlardı. Hapis şartları inanılamayacak kadar kötü ve insanlık dişiydi. 1m², 4 tarafı duvar olan bir odacığa 4 kişi konuyor, tuvalet izni bile verilmeden ayakta durmak suretiyle 12 saat hapis tutuluyor ve sabah yeniden çalıştırmaya yollanıyordu. Bu hapishaneler Auschwitz kampında, Almanların yok etmesine fırsat verilmeden ele geçmiş ve ziyarete açıktır.

Yapılan zulümler bununla da kısıtlı değildi. “Kızıl Ev” adi verilen (kızıl tuğladan yapılan bir bina olduğu için bu ad verilmiş) Bu binada canlı insanlar üzerinde tıbbi deneyler yapılıyordu. Kampın kurulduğu yıllardan itibaren bu deneyler devam etti. Savaşın bitimiyle beraber öldüremedikleri, üzerlerinde deney yapılmamış insanlar günümüze delil olarak kalabildiler. Özellikle Doktor Mengel'in meşhur deneyleri iste bu kamplarda, bu kızıl evde yapılıyordu.

Resmi ele geçirilen, kayıtları tutulabilen 1.100.000 Yahudi, 140.000 Polonyalı, 20.000 Çingene, 10.000 Sovyet esiri bu kamplara getirilmiş ve yok edilmişlerdir.

 



 

Tuna Travel Web Sitesi Türk Site Rehberi ve E-Firmalar Sitelerinde Yer Almaktadır.